GÜNCEL
Giriş Tarihi : 16-03-2022 16:34

Maden mühendisi biriktirdiği maden cevherleriyle iş yerini müzeye dönüştürdü

Elazığ'da, yaşayan maden mühendisi Nusret Çoban (67), 20 yılda biriktirdiği toplam yüz çeşit fosil ve maden cevherini iş yerinde sergiliyor. Çoban’ın hedefi dünya standartlarında bir müze kurarak maden kültürünü aşılamak ve cevherlerin zenginleştirilmesini sağlamak.

Maden mühendisi biriktirdiği maden cevherleriyle iş yerini müzeye dönüştürdü

Elazığ'da yaşayan maden mühendisi Nusret Çoban, İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesinden mezun olduktan sonra 20 yılda 200'ün üzerinde fosil ve maden cevheri toplayarak iş yerinin bir bölümünü müze haline getirip sergiliyor. Çoban'ın bulduğu en eski fosil ise 130 milyon yaşında olan 'La Mellia'  adındaki fosil. Müzeyi vatandaşlar ve öğrenciler de ziyaret ederken Çoban'ın hedefi Elazığ'da uluslararası standartlarda yer altı bilimleri müzesi kurarak maden kültürünü aşılamak ve cevherlerin zenginleştirilmesini sağlamak.

 

Maden mühendisi Nusret Çoban, 6 yılı faal olmak üzere 20 yıldır fosil ve madenleri toparlamaya çalıştığını belirterek konuşmasına şöyle devam etti,"Büromuzda küçük bir müze kurarak vatandaşlarımıza, maden, jeoloji ve jeofizik mühendislerimize tanıtıyoruz. Zaman zaman lisede okuyan kardeşlerimizi de buraya davet ederek onlara da madenciliği ve madenleri anlatıyoruz. Çok memnun ayrıldıklarını görüyorum. Bizim burada hedefimiz uluslararası standartlarda 1 ile 3 arasında gidebilecek yeraltı bilimleri müzesini burada kurmak ve insanlarımıza faydalı olmak. Burada 20 çeşit fosilimiz var. Fosil çeşitlerimiz giderek çoğalıyor. Ülkemizde olmayıp değişik ülkelerde olan fosilleri de getirmeye çalışıyoruz. Metalik madenlerimizin hemen hemen hepsini burada bulundurmaya çalışacağız. Yani buraya gelen bir kişi metalik madenler hakkındaki ne fikri varsa, neyi görmek istiyorsa hepsini görebileceği bir pozisyon oluşturacağız. Burada şu anda 50 çeşit metalik maden var. Fosillerimiz içerisinde 'la mellia' diye tabir ettiğimiz bir fosilimiz var. Bu fosilimiz 130 milyon yaşında. En yaşlı olan fosilimiz bu. Bunun yanında 30-40-50-60 yıllık olan fosillerimiz de var. Bunların isimleri daha çok Latince anıldığı için halkımız çok bilmez. Burada görsel olarak gördükleri zaman bu 'la mellia'mış, bu 'hiporitez'miş diye tanıyacaklar. Bunların kullanım alanları, birleşimleri ve endüstriyel hammaddeler ile alakalı bir takım çalışmalar yapıyoruz"