GÜNCEL
Giriş Tarihi : 26-04-2021 12:21   Güncelleme : 26-04-2021 12:21

Harput Kalesinde 'Açık Hava Tapınak Alanı' bulundu

Elazığ'da, tarihi Harput Kalesinde Urartu dönemine ait 2 bin 800 yıllık "Açık Hava Tapınak Alanı" bulundu. Alanın temizleme işlemlerinin ardından turizme açılması ve kalenin UNESCO asil listesine girmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Harput Kalesinde 'Açık Hava Tapınak Alanı' bulundu

Elazığ’da Millattan önce 8. yüzyılda Urartu Krallığı tarafından inşa edilen tarihi Harput Kalesi'nin güney batı kısmında Urartu dönemine ait doğal kayaların oyulmasıyla yapılmış, oval ve düz bir alandan oluşan açık hava tapınak alanı bulundu. Kurban kesim yeri, oturma yerleri, basamaklar, nişler ve çeşitli amaçlar için yapılmış farklı şekil ve büyüklüklerdeki oyukların yer aldığı alanın dini törenlerde kullanıldığı tahmin ediliyor. Bulunan alan ile birlikte kalede bulunan Urartu dönemine ait tapınak alanı sayısı da 3'e yükseldi. Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç ve ekibi tarafından tespit edilen açık hava tapınak alanının temizlenerek bu yıl ziyarete açılması hedeflenirken UNESCO geçici listesinde olan Harput Kalesi'nin asil listeye girmesi konusunda katkı sağlaması bekleniyor.

 

Harput Kalesi Kazı Başkanı Profesör Doktor İsmail Aytaç, daha önce kalede 2 tane kutsal alanın bulunarak kaledeki Urartu varlığının daha net anlaşıldığını belirterek şunları söyledi, " Bulunduğumuz kutsal alanın geniş alanda çift yönlü basamakların olduğu, kurban kesim alanının varlığı, töreni izleyenlerin basamaklarla batıya doğru alanlarda izlediklerini ve diğer bilgiler ile beraber çok önemli bir alan olduğunu tespit ettik. 2 yıl önce bulduğumuz kutsal alanla birlikte kalede 3 tane Urartu dönemine ait mabet ya da kutsal alanın varlığı Urartuların batı sınırındaki Harput'un dini alanda da önemli olduğunu gösterdi. Alan uzmanlarıyla da istişare ettik ve gerçekten çok sayıda basamağın varlığı, kutsal alanlardaki kapı gibi bir nişin olabileceği, diğer basamaklarla beraber çol geniş bir tören alanı olduğunu anladık. Bununla ilgili araştırmalarımız devam edecek. Burada at nalı şeklindeki kutsalların bir kısmı sonradan tahrip edilmiş. Buna rağmen bize kutsal alan olduğunu gösteren çok fazla oyuklar ve kanal örnekleri var. Önemli olduğunu fark ettiğimiz bu alanı bu sene temizleme ve turizme açmayı hedefledik. UNESCO yedek listesinde olan Harput'un asil listeye girmesi konusunda katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Pandemi etkeni olmazsa iç ve dış turizmin de artacağını görmekteyiz"